MENU

Ortadoğu Gazetesi

Şair Baki...

İhsan Muslu / 2016-04-08 09:33:00

1526'da İstanbul'da dünyaya geldi.. 

1600 yılında İstanbul'da öldü. 

Osmanlı Divan Edebiyatı'nda şiire biçim ve içerik açısından birçok yenilik getiren ve yaşarken "Sultanü'ş Şuara" ''şairler sultanı'' unvanını alan şairin asıl adı; Mahmud Abdülbaki. 

Fatih Camii müezzinlerinden Mehmed Efendi'nin oğlu. 

Çocukluğunda bir süre esnaf yanında çıraklık yaptı. Güçlü okuma isteği sonucu medreseye girdi. Zamanının ünlü müderrislerinden Karamanlı Ahmed ve Mehmed efendilerden ders aldı. 

Birçok ünlü edebiyatçı ile tanıştı. Hocası Mehmed Efendi için yazdığı "Sümbül Kasidesi" ününü artırdı. 

Dönemin ünlü şairlerinden Zati'nin dikkatini çekti. 

18-19 yaşlarında ünlü bir şair oldu.

Süleymaniye Medresesi'nde Ahmed Şemseddin Efendi'nin derslerine devam etti. 

Nahçıvan seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman'a sunduğu kasideyle saray çevrelerine girmeyi başardı. 

Kadılık göreviyle Halep'e gönderilen hocası Ahmed Şemseddin Efendi ile Halep'e gitti. 

1560'ta İstanbul'a dönüşünde Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile tanıştı. 

Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üzerine duyduğu üzüntüyü "Kanuni Mersiyesi" ile dile getirdi.

2. Selim döneminde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa'nın korumasına girdi. 

Saray toplantılarına çağrılmaya başlandı. 

3'üncü Murad döneminde de yerini korudu. Süleymaniye Müderrisi oldu. 

Düşmanlarının bir oyunu ile bir süre gözden düştü. Edirne'ye sürüldü. 

Medine ve Mekke kadılıkları yaptı. 

1581'de İstanbul'a döndü. 

1584'te İstanbul Kadısı oldu. 

1591'de Rumeli Kazaskerliği görevine getirildi. Şeyhülislam olmak istiyordu ama bu görevi elde edemeden yaşamını yitirdi.

Zevke ve eğlenceye düşkün, neşeli, hoş sohbet ve hırslı bir kişiliği vardı. 

Nükteci ve dedikoducu yapısı yüzünden zaman zaman döneminin önde gelenlerini darıltıp zor durumlara da düştü.

Hicviyeleri ile ünlüdür. 

Özel yaşamındaki özgürlüğüne ve sınırsızlığına rağmen kadılık görevlerinde adalete düşkünlüğü ile dikkat çekti. 

Mesnevi yazmadı. 

Başarılı kasideleri de olmasına rağmen gazel şairi olarak tanınır. 

Dünyanın geçiciliğinden yakınan, okurları aşk ve şarabın tadını çıkarmaya çağıran gazelleriyle ünlendi.

Şiirlerinde tasavvufi değil, dünyevi aşka önem verdi. 

Mersiye, methiye ve fahriyelerinde içten ve abartısız bir anlatım kullandı. 

Edebiyatta geleneklere bağlı kaldı ama şiir diline yeni bir düzen ve akıcılık getirdi. Nazım tekniğini geliştirdi, birçok büyük şairin; "kaçınılmaz" olarak gördüğü nazım kusurlarından kurtulmayı bildi. 

Çağdaşı şairlere göre daha sade ve anlaşılır bir dil seçti. Biçim açısından kusursuz şiirleri, duygu ve anlam bakımından Fuzuli'ninkiler kadar derin, Nefi'ninkiler kadar içten bulunmaz. 

Eserleri, 16'ncı Yüzyıl Osmanlı toplumunun beğenisine uygun, sanat incelikleri ve hayal güzellikleri ile doludur. 

Duru ve temiz bir İstanbul lehçesinin yanı sıra şiirlerinde halk deyimleri ve söyleyişleri de kullandı. 

Divanı Kanuni Sultan Süleyman döneminde hazırlandı. 

Ama bu divan bütün şiirlerini kapsamaz. 

Başında manacaat ve na't bulunmayan divanında 

27 kaside, 2 terkib-i bend, 1 terci-i bend, 

7 tahmis, 619 gazel, 24 kıta, bir tarih ve 38 müfred 

yer alır. 

Çevirileri ve dinsel konularda eserleri de var.

***

Baki'nin Şiirlerinden Örnekler:

Alayiş-i dünyadan el çekmeye niyyet var

Yakında adem dirler bir şehre azimet var

Uçdı bu fezalardan mürg-ı dil-i nalanım

Aram idemez oldum efkar-ı seyahat var

Nuş eylese bir aşik ta haşre dek ayılmaz

Bezm-i feleğin bilmem camında ne halet var

Bu halet ile ey dil sağ olmada alemde

Derd-ü gamı dilberle ölmekte letafet var

Ser terkine ka'ildir dünyaya gönül virmez

Terk ehlinin ey Baki başında sa'adet var.

 

Güller:

Hattım hisabın bil dedin gavgalara saldın beni

Zülfüm hayalin kıl dedin sevdalara saldın beni

Geh ebr veş giryan edip geh bad veş püyan edip

Mecnun-ı sergerdan edip sahralara saldın beni

Vaslım dilersin çün dedin lutf edeyin olsun dedin

Yarın dedin birgün dedin ferdalara saldın beni

Yusuf gibi izzette sen Yakub veş mihnette ben

Dil sakin-i beytül hazen tenhalara saldın beni

Baki sıfat verdin elem ettin gözüm yaşını yem

Kıldın garik-i bahr-ı gam deryalara saldın beni

 

Kaside:

Ey gönül a'yan-ı devlet içre himmet kalmadı

Kimden umarsın kerem ehl-i mürüvvet kalmadı

Nefse nefsi oldı alem her kişi hayretdedür

Kimseden hiç kimseye dermana takat kalmadı

Ey diriga lutf u ihsanun kapusın yapdılar

Zikri hayr olsun dinür sahib-sa'adet kalmadı

Gel zuhur it kandasın ey Mehdi-i sahib-kıran

Kim cihanda zahir olmaduk alamet kalmadı

Cahil ü na-dan oh gör ister isen mertebe

Kim kemal ehline Baki şimdi ragbet kalmadı 

(Baki Divanı)




 



Diğer Makaleleri

- Ukayl El- Münbeci... / Tarih : 2017-12-17 09:26:27
- Haris bin Hişam (r.a.)... / Tarih : 2017-12-16 08:48:59
- Hz. Ali'nin kızkardeşi; Ümmühani.... / Tarih : 2017-12-15 08:44:26
- Ebu Abdullah Merakişi... / Tarih : 2017-12-14 08:47:48
- Mustafa Akif Efendi... / Tarih : 2017-12-13 09:03:37
- Cemaliye Tarikatı... / Tarih : 2017-12-12 08:39:01
- Vehip Paşa... / Tarih : 2017-12-11 08:30:46
- Sultan Avcı Mehmet... / Tarih : 2017-12-10 08:58:24
- Ebu Ubeyde Cerrah... / Tarih : 2017-12-09 08:26:53
- Ebu Ubeyde Cerrah... / Tarih : 2017-12-09 08:26:32
- Talut... / Tarih : 2017-12-08 08:44:59
- Zülkarneyn As.... / Tarih : 2017-12-06 09:10:04
- İlk Müslüman Hanımlardan Hz. Esma.... / Tarih : 2017-12-05 08:50:46
- Karun... / Tarih : 2017-12-04 07:45:49
- İbn'i Ebi Şeybe... / Tarih : 2017-12-02 08:36:38
- Mahmut Paşa... / Tarih : 2017-12-01 08:35:54
- Mevlid Kandili... / Tarih : 2017-11-29 08:47:52
Diğer İhsan Muslu Makaleleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »